<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948</id><updated>2012-02-16T01:30:18.916-08:00</updated><title type='text'>Şöyle Böyle...</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-7265864649654491195</id><published>2009-06-25T08:23:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T16:50:56.472-07:00</updated><title type='text'>oysa küçüğüm daha ben..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SklTKZU8aoI/AAAAAAAAAJQ/6SCwos0NLX8/s1600-h/duygusal.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 340px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352901070169074306" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SklTKZU8aoI/AAAAAAAAAJQ/6SCwos0NLX8/s400/duygusal.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa küçüğüm daha ben öyle kolay kalkamam düştüğümde yerden ,hemen onaramam acılarımı kapatamam yaralarımı.Halbuki çok çabalıyorum düşmemek için sağlam basmaya çalışıyorum tutunuyorum birilerine ama küçüğüm ben dimdik duramıyorum işte..emeklesen olmuyor daha yürüyemezken koşmaya çabalıyorum ben..yaralarım var boyumdan büyük acılarım var kaldıramıyor küçük bedenim küçüğüm işte ben hayat neden anla mıyorsunki?herkes büyümeyi isterken ben açıkça söylüyorum işte KÜÇÜĞÜM BEN yorgunum mutsuzum umutsuzum oysa küçüğüm ben neden bana böyle davranıyorsun ki? senle olmak için çabalamıyormuyuz biz?hayatta kalmak için değil mi bunca uğraş?ozaman neden sende biraz kıymet bilmiyorsun..niye bu kadar acımasızsın silahımı indirip irademi geride bıraktığımda neden hep ssavaş başlatıyorsun neden hep beni güçsüz yakalıyorsun..ben kabul etmişken yenilgiyi neden ateşkes imzalamıyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey senin içinde sen neden benim için var olmuyorsun?neden ki bu düşmanlık naptım ki ben sana niye böyle küsüp gidiyorsun sonrada çok sert vuruyorsun..hiç ummadık bir anda şaşırtıyorsun bir anda yıkıyorsun..aslında herşeyi sen yapıyorsun ben sadece bakıyorum hayat?neden bana böyle davranıyorsun neden birazda beni dinlemiyorsun..birazda ben karar versem birşeylere mesela senin dediğin olmasa herzaman bu kadar bencil olmasan mesela hayat?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat...!!sıkılmadın mı artık birşeylerin hep senin istediğin gibi olmasından biraz da sen üzülsen biraz senin canın yansa mesela..gecelerce uyumasan sende senide birileri yaralasa hiçbişey senin istediğin gibi olmasa mesela ne olur ki sanki..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bencil olma hayat daha çok küçüğüm ben savaşamam öyle kolay senle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-7265864649654491195?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/7265864649654491195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=7265864649654491195' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7265864649654491195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7265864649654491195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/06/oysa-kucugum-daha-ben.html' title='oysa küçüğüm daha ben..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SklTKZU8aoI/AAAAAAAAAJQ/6SCwos0NLX8/s72-c/duygusal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-7368047630897667522</id><published>2009-04-26T00:07:00.000-07:00</published><updated>2009-04-26T00:10:59.429-07:00</updated><title type='text'>adını bulamadım..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SfQI7_zzWzI/AAAAAAAAAI4/FJZ7bZWqquI/s1600-h/kalabalik-insan-kacis-yurume.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 230px; height: 230px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SfQI7_zzWzI/AAAAAAAAAI4/FJZ7bZWqquI/s400/kalabalik-insan-kacis-yurume.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328894085920152370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar vardır gerek ZEKÂLARIYLA gerek İNSANLARLA OLAN İYİ İLETİŞİMLERİYLE gerek dış görünüşleriyle gerekse yapısında olan etkileyici bir takım özellikleriyle toplumda belirli bir popülariteye sahiptirler.(büyük harfle yazdıklarım benim için önemli olanlar). Birkaç gündür kafamı kurcalayan bir şey var insanı düşündüm epey sonrada insanın etrafındakilerle olan ilişkisini. Garip bir şey fark ettim birçok insan toplumda sevilen sayılan sözü dinlenen ve önemsenen biri olmak ister. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgi odağı olmak..dediğim gibi bu birçok insanın çok fazla sahip olmak isteyeceği bir şey şimdi düşünüyorum da aslında bu çok berbat bir duygu. Birilerinin sizi çok önemsemesi etrafınızda çok fazla insan olması ve bu etrafınızdakilerin sizinle olmak size bir şey katmak için çabalaması. Sözlerim şu şekilde yanlış anlaşılmasın elbetteki insan birileri tarafından önemsenmek ister birilerinin onu çok sevmesini ister. Kasteddiğim  şey çok daha farklı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin kalbinde bir şekilde iyi bir yer edinmek güzeldir. Ama benim kendime ayıracak vaktim yoksa etrafımdakilerle olmak ZORUNDA bırakılıyorsam bu beni yıpratır herhangi bir özel günde o günün saçma olduğuna inandığım halde birileriyle olmak ZORUNDA bırakılıyorsam bu beni üzer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra düşündüm de aslında her ne kadar çok fazla insan olursa olsun etrafında insan yine yalnızdır yine gece yatağa kafasını koyduğunda tek başınadır hatta yine düşündüm de bu tarz insanlar etrafında çok daha az insan bulunanlardan daha yalnızdır hani bir klişe vardır bu kadar kalabalık olurken bir okadarda yalnız olmak aynen öyle bir durum bence bu. Sanırım bu tarz bir insan olsam yalnızlığa doğru koşar adımlarla yol alırdım. Sıkılırdım ben ayırt edemezdim kim sahte gülüyor kim çok seviyor. Bunu başarabilenleri kutlamak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra epey düşündükten sonra ben şuna karar verdim. Ben hiçbir zaman herkes tarafından çok fazla sevilip sürekli bir şeyler yapmak için uğraşılan bir öğretmen olmak istemiyorum. Ben hiçbir zaman herkesin pohpohladığı her şeyinin doğru olduğuna inanılan biri olmak istemiyorum. Ben herkes tarafından tanılan dünyaca satış rekorları kıran bir kitap yazarı olmak istemiyorum. Ben konuşmayı çok seven biri olarak hiçbir zaman herkesin çok fazla severek dinlediği herkes tarafından tanılan bir konuşmacı olmak istemiyorum. Ben herkesin arkasından küfrettiği herkes tarafından tanılan bir siyasetçi olmak istemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi tüm bu durum kişinin kendi elinde midir bilinmez. Hata karşısındaki insanlarda sanırım bir şeyleri yapmak zorunda bırakanlarda o yüzden şimdi yine bir karar veriyorum. Çok sevdiğim insanlara çok kalabalıklar diye kızmamam gerek belki de bunları onlarda istemediler ya da istediler her neyse ben üstüme düşen görevi yapıyorum çok sevdiğim insanları bir şeyler yapmak ZORUNDA bırakmıyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-7368047630897667522?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/7368047630897667522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=7368047630897667522' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7368047630897667522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7368047630897667522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/04/adn-bulamadm.html' title='adını bulamadım..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SfQI7_zzWzI/AAAAAAAAAI4/FJZ7bZWqquI/s72-c/kalabalik-insan-kacis-yurume.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-5171492246799268144</id><published>2009-04-17T10:18:00.000-07:00</published><updated>2009-04-17T11:14:17.683-07:00</updated><title type='text'>sevgi..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SejG4yvdfnI/AAAAAAAAAIw/1dRMOmyo6bU/s1600-h/sevgi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 268px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SejG4yvdfnI/AAAAAAAAAIw/1dRMOmyo6bU/s400/sevgi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325725238361423474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgi sev-mek fiilinden türeyen bir kelimedir.sevmek işte..aslında bu kelimeyi tek başına yazsam ve bunu yayınlasam bir çok şeyi anlatmış olurum diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEVMEK!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okadar yoğun bir kavramki okudugumuzda çok farklı şeyler hissettirebiliyor insana.Şimdi düşünüyorumda nasıl anlatırım diye bir türlü toplanmıyor kelimeler hepsi bir yere saçıldı..aslında gerçek sevgide bu olsa gerek tam olarak tarifi olmayan yada tarif etme çabasında olduğumuzda içimizdekileri tam olarak yansıtamadığımız şeyy..şeyy işte sıcak birşey ilk duyduğumuzda sıcaklık hıssı yaratıyor insanda tıpkı demir kelimesini duyduğumuzda hisseddiğimiz soğukluk gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neresinden tutayım ben şimdi bu duygunun hangi sevgiden hangi sevgimden bahsedeyimde anlatayım içimdeki sevgi kavramını..dolanbaçlı kelimelere gerek yok..basitçe ama SEVGİYLE anlatacağım içimdeki sevgi kavramını..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevmiyorum öyle tasavvufi sevgi,dosta duyulan sevgi,sevgiliye duyulan sevgi diye güzelim duyguyu kategorize etmeyi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgi teslim olmaktır bence kapılı kapılar ardından açığa çıkmaktır..hiçkimseye göstermediğin seni dışarı vurabilmektir karşındakine.sevgi deyince aklıma hep sarılmak gelir ne bileyim işte..sanırım sevigisini bedensel olarak bir şekilde ifade etmekten yana olanlardanım..sevgi alışmaktır belkide bağlanmaktır o olmadan olamamaktır yada var olmakta zorlanmaktır..hayatının içindeki sendir aslında sevgi sende ne varsa katarsın sevgine emek harcarsın onu büyütmek için..sevgi büyük bir çabadır aslında tamam kendiliğinden oluşur otururda yüğreğinde bir yerelere sonrası hep senden gider sen çabalarsın onu büyütmek geliştirmek yada daha yoğun yaşayabilmek için..neden mi? çünkü daha çok yaşamak daha çok daha çok çookk istersin birşeyleri,insanoğlu doyumsuz işte ama bu konuda kesinlikle doyumsuz olmalıyız kesinlikle her daim sevgiye aç olmalıyız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgi okadar tuhaf birşeyki karşındakini hissedebilmek için yanağından süzülen gözyaşları oluvermek istersin yeri gelir..bir derdin olduğunda koşarsın sevgi duyduğun insanlara hızlıca çünkü bilirsin herşey sevginin olduğu yerde bitecek herşey sevgiyle çözümlenecek belki çok alakasız belki çok saçma üzüldüğün şey ama karşındaki kıymetli bilirsinki her kelimesini sevgiyle dinleyecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve en önemlisidirki anlatabilmek anlaşılabilmek..umarım sevdiklerime anlatabilmişimdir anlaşılabilir kılmışımdır kendimi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yazımı sevgi duyduğum bir insanın sevgiyle ilgili düşünceleriyle kapamak istiyorum bunları söylerken birşeyleri yoğun yaşadığını okadar iyi biliyorumki iyki sevgi var diyorum iyki dostlar var sevgi duyulacak...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; ''karşılık beklemeden bazı şeyleri yerine getirmekdir. &lt;br /&gt;   onunla olmakdan mutlu olmakdır bir bakıma bağlılıkdır&lt;br /&gt;   yanında oldugunda heyecan duymakdır bence kişiye olan sevgi&lt;br /&gt;   gözlerine baktıgında içini okumakdır&lt;br /&gt;   hiç bir şey konuşmadan karşındakine sadece bakabilmekdir&lt;br /&gt;   karşındakinin usanmadan konuşmasını dinlemekdir&lt;br /&gt;   ya da dertlerini senle paylaşmasından mutlu olmakdır&lt;br /&gt;   onunla üzülmeyi bile sevmekdir...''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-5171492246799268144?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/5171492246799268144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=5171492246799268144' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/5171492246799268144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/5171492246799268144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/04/sevgi.html' title='sevgi..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SejG4yvdfnI/AAAAAAAAAIw/1dRMOmyo6bU/s72-c/sevgi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-1515154843691323764</id><published>2009-03-19T11:44:00.000-07:00</published><updated>2009-03-19T11:48:50.054-07:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/ScKTZ3YvzVI/AAAAAAAAAIo/SQwkIGVQRDI/s1600-h/sad.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 357px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/ScKTZ3YvzVI/AAAAAAAAAIo/SQwkIGVQRDI/s400/sad.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314972582824365394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;derinlerde kaybolurken yorgun ama yılmamak için çırpınan bedenim,yüğreğim sığınacak bir yerler arıyor.bu yer neresi bende bilmiyorum ,arıyorum ama neyi?istiyorum neyi?sıkılıorum ama neden? nedennnn nedennn nedennnn?&lt;br /&gt;hep bir neden aramakla geçti zamanım hep birşeyleri ayrıntısıyla düşünmekle küçük şeylere takılıp üzülmekle gerçi öyle yani tam tersi olsaydım ne kadar mutlu olurdumki? ne demek istediğimi ne anlatmak istediğimi bende bilmiyorum susmak istiyorum ama bir okadarda konuşmak uyanmak istiyorum ama hiç uyumadan bağırmak istiyorum ama birileri duymadan habersizce gitmek istiyorum yokluğum farkedilmesin istiyorum kimse düşünmesin beni nerde napıyordur demesin alıp başımı gitmek istiyorum sadece bu&lt;br /&gt;yada ne istediğimi bilmiyorum ben istemeyi istedim belkide bu gece yorgun uykusuz bir kaç saat sonra uyanmak zorunda olan bedenimle..hep öyledir ya pencereni aç temiz havayı çek içine derin bir nefes al gel kendine yarın yeni bir gün olacak..bunların hepsi palavra evet yarın bir gün olacak ama yarın dünün üstüne gelecek.. dünüm hiç bitmeyecek yarın olacak sonra bir tane daha yarın sonra bir tane daha dünler birikip duracak hiçbirindeki yaşanmışlıklar yıpranmışlıklar gitmeyecek olduğu yerde duracak devam edecek en önemli vazifesini yapmaya..seni üzmeye..karemi yoksa dikdörtgenmi bu oda duvarlar gittikçe üstümemi geliyor yoksa?vitrinde tam 18 tane fincan var şimdi neyi saymalı duvarlarda fayans değil oysa?adımla ölçmeli bu odayı sayayım bakayım kaç adım eder bir dakika daha geçer bu arada...düşünmekkk düşünmek düşünmekk ...sadece düşünüorum sürekli düşünecek birşeyler arıyorum buluyorum düşünüyorum düşünüyorum...bedenim değil mesele ruhumu taşımak ağır geliyor artık bana sindikce içine yaşanmışlıklar acılar biraz daha kilo alıyor yoruyor terliyorum onu taşırken..tereddütteyim şimdi gitmelimi bu dünyadan yoksa kalıp geri adımlarla devam mı etmeli bu olaya..neden geldim ki ben dünyaya amac ne ki belki 50 belki 20 yıl sonra geri döneceksem sonsuz bir yaşam için mi tüm bu karmaşa? sonlu bir hayatta mı sınanıyoruz sonsuz yaşama? yada biz napıyoruz ki bu hayatta?&lt;br /&gt;etrafımda kimse olmasa sacmalayanlar sevenler üzenler üzdüklerim sevdiklerim hiçbiri olmasa herkes, gökyüzü bile sussa güneş doğmasa yalnız ben ve duvarlar sadece sorular yapılması gereken hesaplar düşünülmesi gereken can acıtanlar,..biraz rahatlık biraz huzur biraz..biraz..&lt;br /&gt;şimdi ben niye düşünüyorumki bunları yarın yine olacak dün beraberinde gelecek heybeme eklediklerim biraz daha artacak  daha üstüne niye düşünorumki?&lt;br /&gt;okadar çoğulken neden bu kadar tekil olurki bir insan?neden ?bunu başkalarımı ıster yada bunu kendımı bılerek yapar?şurda düşünürken kim olmalıki yanımda?kim varki yakınımda?herkes uyuyor hayatımdaki tüm insanlar şimdi kimbilir hangi rüya tufanında şimdi bu saatte uyumayanınız varmıki bu dunyada?gelip karşıma beni dinleycek olanınız?ben birşey anlatmadan susarak beni anlayacak olanınız?yorum yapmadan yardımcı olayım derken birşeyleri batırmadan olur olmaz şeye burnunu sokmadan sadece karşındakini sevdiğini göstererek aradaki sevgiyi bir iletişim aracı yaparak beni dinleyecek olanınız varmıki?&lt;br /&gt;bir bardak su içmeli bu olanlara sonra yatağa başını koymalı karşıma beni almalı kendimle konusmalı,ben benle konusacağım kim varki bu dünyada?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(saat03.15 19mart 2009)(ne yazdığımı bilmiyorum kontrol etmeden yayınlıyorum.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-1515154843691323764?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/1515154843691323764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=1515154843691323764' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1515154843691323764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1515154843691323764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/03/blog-post.html' title='...'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/ScKTZ3YvzVI/AAAAAAAAAIo/SQwkIGVQRDI/s72-c/sad.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-1591281607722594358</id><published>2009-03-16T13:39:00.000-07:00</published><updated>2009-03-16T13:44:00.407-07:00</updated><title type='text'>bu yazı kendime ve benim gibilerine bir sitemdir..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sb65n0mMBII/AAAAAAAAAIY/x7TOggCSIGQ/s1600-h/aglayan-kiz-181507387-buyuk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 399px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sb65n0mMBII/AAAAAAAAAIY/x7TOggCSIGQ/s400/aglayan-kiz-181507387-buyuk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313888704128615554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mutlu bir gezintinin ardından mahalleme girdim,durdum öylece kalakaldım..mahallede bir cenaze arabası vardı.Biri vefat etmiş mahalleden zaten o yeşil rengi hiç sevmemişimdir soğuk gelmiştir bana hep..gittim hemen kim ölmüş dedim Nazmiye Teyzeye ''Enis Amcan'' dedin ağlamaklı..allah alahh Enis Amca kim?Çok tanıdık ama kim hatırlıyamıyorum.Çalıştır saksıyı Nuray bulacaksın..Enis Amca Enis Amcaaa..bulamıyorum ya bulamıyorum mahalleliyle aram iyidir mahallenin erkek fatmasıydım ben herkesle bir şekilde bir muhabetım vardı..vardır..ama ben bu ismi hatırlamıyorum..sonra tabi yakınlar sokağa indikçe Enis Amcanın kim olduğunu anladım..çok tuhaf bir duyguydu çok suçluca bir duyguydu hatta..eve girdim ve biraz düşündüm hatta epey düşündüm..ne tuhaftı neye üzülceğimi şaşırdım kaybedilen bir insana mı üzülecektim yoksa kaybeddiğim çocukluk anılarıma mı? böyle konuştuguma bakmayın daha 18 yaşındayım hatta ay olarak tam doldurmadım yaş sınırı olan bir yere gitsem belki almazlar bile içeri..herneyse..enis amcamı hatırlayamamıştım ben ne tuhaftı cunku enıs amca bir komşu değildi o benım cocuklugumda dondurma arkadasımdı..şöyle..küçükken öğle saatlerinde yalnız kalırdım genelde çünkü erkek çocukları ya benım gidemeyecegım bır yere giderlerdi yada sıcak dıye cıkmazlardı dışarı..sokakta genel olarak kızlar olurdu ablamlar bebeklerle oynarlardı ben merdıvenlerde oturup karşı kaldırımda kilim üzerindeki oyuncak yemek takımlarını incelerdim..sıkılırdım çok enis amca karsı apartmanda hep balkonda otururdu sigarasını çekerdi içine..zaten hep o yüzden öksürürdü bana gülerdi el sallardı bende ona gülerdim..kaşlarını gözlerini oynatırdı benle ılgılendıgını bellı etmeye çalışırdı..bende dikkatını bana cekmek ıcın ugrasırdım sonra sokağa inerdi annemden izin alır benım elımden tutar gesmeye götürürdü..yaşlıydı yavaş yürürdü bende büyük bir kız gibi  onun ritmine uyar haşarılık yapmazdım..çünkü birazdan beni çok sevdiğim bir yere götürecek bilirdim..hehhh geldik işte ben vişneli ve antep fıstıklı dondurma istioummm derdim o yemezdi ben yerken beni izler üstüme döktüğümde silerdi..ve çok büyük bir fedakarlık yapar büyük bir tiryaki olmasına rağmen yanımda hiç sigara içmezdi..dondurmamı bitirirdim biraz daha dolaşır sonra mahallemize dönerdik sık sık gezdirirdi beni o benim dondurma arkadaşımdı..ama şimdi yok 2 aydır hastahanede yatıyormuş bundan bile haberım yok gercı ısmını duydugumda bir an ahvallayıp çıkaramamışken diğerini bilmememin çok büyük bi hali yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz insanlar hayatın koşturmacasına okadar kaptırmışızki kendimizi dönüp etrafımıza bakmıyoruz bile,bişeyleri bir kenarda bırakıyoruz hatırlamıyoruz başka şeylerin ardından koşup duruyoruz..yanıbaşımızda sevdıklerımız hasta ama biz öldüklerinde öğreniyoruz..! üzüntümü başka şeylerle karıştırmak zorundayım çünkü ben suçluyum gidenin ardında kalan aglaması olamaz benımkısı unutmanın bişeylerin koşturmacasından etrafımızdakilere vakit ayıramamanın suçlusu daha ağır bir bedel olmalı bu..ya beni affetmezse ya orda yatarken içimden konuştuklarımı duyduysa onu hatırlayamadığımı biliyorsa hissediyorsa????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kim varki ortada kimden özür dileyeceğim ben?kime kendimi affettirmeye çalışacağım ben?bu soruların cevabı kocaman bir hiç çünkü ben vefa suçlusuyum..dondurma arkadasım artık yok beni affet dondurma arkadasım bir daha asla seni unutmayacağım..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-1591281607722594358?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/1591281607722594358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=1591281607722594358' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1591281607722594358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1591281607722594358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/03/bu-yaz-kendime-ve-benm-gblerne-bir.html' title='bu yazı kendime ve benim gibilerine bir sitemdir..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sb65n0mMBII/AAAAAAAAAIY/x7TOggCSIGQ/s72-c/aglayan-kiz-181507387-buyuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-3885579881298604405</id><published>2009-03-11T20:03:00.000-07:00</published><updated>2009-03-11T11:03:21.125-07:00</updated><title type='text'>BİRİLERİNİ TANRI ' LAŞTIRMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sbf8ezb_6AI/AAAAAAAAAIQ/oomqTta2e0Q/s1600-h/dnce.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 332px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sbf8ezb_6AI/AAAAAAAAAIQ/oomqTta2e0Q/s400/dnce.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311991891640707074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık olarak 5 saatlik bir fizik çalışmasından sonra ne kadar sağlıklı yazı yazılır bilmiyorum,bu yazıya başlamadan önce kafamda belirlediğim çok daha farklı bir konu vardı lakin son zamanlarda rahatsız olduğum bir durumu anlatsam daha doğru olur diye düşündüm..aşağı yukarı 7 8 aydır yazı yazmıyorum bloğuma ee dolayısıyla millet birşey görmeyince ortada elini ayağını kesti bloğumdan ama bugün bir yazı yazasım var nedense..ki bu yazıyı belki 5 kişi okur bu 5 kişinin 4 ü ben yazı yazdım bloğuma git bir oku dememle okuyacak belki daha fazla kişide okur umudu yüksek tutmak lazım..:)herneyse sadete gelelim...insanları anlamanın ne kadar güç karmaşık zor olduğundan bahsetmeyeceğim zaten bunun herkes farkında , ama bazen cidden pes dedirten anlar oluyor..&lt;br /&gt;Bir insan birine birilerine çok değer verebilir çok sevebilir o kişi veya kişiler onun için çok değerli olabilir ama bu tamamiyle ona,onun yaptığı herşeye inanma o ne derse doğrudur deme manasına gelmez..tamam birilerini okadar çok seversiniz ki hatalarını göremezsiniz yada görmek istemezsiniz ama birilerini ilahlaştırmak doğru değil..karşındakide bir İNSAN..insan işte ne kadar dostdoğru olabilirki? ne kadar tamamiyle mükemmel olabilirki? zaafları olamaz mı?dayanamıcağı şeyler?yada yaptığı söylediği ondan duydğun herşey doğru mu? neden sorgulama gereği duy muyorsun? neden üstüne düşün müyorsun?bunun yapsan ne kaybedersin?yapmazsan çok sey kaybedersin..sorgulamalı insan düşünmeli söylenenin söylediğinin üstüne kat kat düşünmeli söylediği yada duyduğu yanlışsa düzeltmeli doğruysa geliştirmeli..&lt;br /&gt;''Ya kızım (yada yaa oğlum) doğrudur ya o bile böyle diyordu sen daha üstüne ne düşünüyorsun'' bu cümleleri etrafımda sıkça duymaya başladım ne bu şimdi?O bile demek ne demek şimdi?Tamam karşındaki insanı çok seviyorsun yaptığı şeyler önemli belki bütün söyledikleri doğru sana karşı hiçbir yanlışı yok ama bu yinede o kişinin herşeyi bildiğine herşeyde doğru olduğu manasına gelmez..karşındaki harika değil muhteşem değil o bir insan senin seviğin değer verdiğin bir insan..tamam olaya farklı bir yönden bakalım..sen karşındaki insanın söylediği herşeyi doğru buluyorsun(belki gerçekten hepsi doğru) ve bunu karşındaki insana hissettiriyorsun bu karşındakine haksızlık değil mi? sen karşındaki insana hata yapma şansını vermiyorsun sen yanlış yapmamalısın diyorsun davranışlarınla..insan değer verdiği birine bunu yapar mı?ona davranışlarınla hep doğru ol diyorsun hiç yanlış yapma..bu karşındakini kasmaz mı? bunun sonucu yanlış yapmaktan kaçınan bir insan oluşmaz mı? yanlıştan kaçan yapmacıklığın tarafına yol almaz mı?sonra sen ona kızmaz mısın? bana karşı niye böyle yapaysın diye?neden kızıyorsuki sen istmedin mi bunu? sen bilemedin mi zaten sen o insanı sevdiysen o olduğu için sevdiğini?sen daha sevdiğini nie sevdiğini bilemedin mi?...&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası birilerine yanlış yapma hakkı tanımalıyız yada birşeyleri sevgimizden dolayı yüceltmemeliyiz sevgimizi her geçen gün yüceltmeliyiz ama beklentilerimizi isteklerimizi belli bir çıtada tutmalıyız...unutma karşındaki bir insan..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-3885579881298604405?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/3885579881298604405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=3885579881298604405' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3885579881298604405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3885579881298604405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2009/03/birilerini-tanri-lastirmak.html' title='BİRİLERİNİ TANRI &apos; LAŞTIRMAK'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/Sbf8ezb_6AI/AAAAAAAAAIQ/oomqTta2e0Q/s72-c/dnce.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-217790894288549707</id><published>2008-08-29T08:15:00.000-07:00</published><updated>2009-03-19T13:36:15.459-07:00</updated><title type='text'>DUMAN_AMAN AMAN</title><content type='html'>&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-6667818157851798699&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-217790894288549707?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/217790894288549707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=217790894288549707' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/217790894288549707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/217790894288549707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/08/dumanaman-aman.html' title='DUMAN_AMAN AMAN'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-9085646862336599928</id><published>2008-06-30T12:43:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:41.303-08:00</updated><title type='text'>Aşk Neydi Böyle?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGk5IjKospI/AAAAAAAAAGo/kdppUu1Zm0E/s1600-h/....jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGk5IjKospI/AAAAAAAAAGo/kdppUu1Zm0E/s400/....jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5217764462327018130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların hayata karşı yenilmişlikleri vardır enerjilerinin tükendiğini hissettiği tamam buraya kadarmış diyip herşeyi koyvermesi gerektiğine inandığı...kaybedişleri vardır insanların,sevgiye aç oldukları bir zamanda terkedilmişlikleri..avuçlarında kalan son tüyü kaybedişleri vardır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgun olduğu,yıprandığı anlar vardır...içinden attığı çığlıkları dışa vurası vardır...''YETEEEEERRR!!'' deyişlerini dünyaya kolonlarla haykırmak isteyişleri vardır.. bırakıp arkasına bakmadan bir daha dönmek istemezcesine gitmek isteyişleri vardır..huzur ve mutluluk arayışları vardır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen çok uzaktadır mutluluklar...bazen de cok yakın ama bir okadarda uzaktadır mutluluklar...böyle olmamalıydı dediğimiz şeyler üzer insanı yenik keşkeleride unutmamak gerek...hala bazı kavramları çözebilmiş değilim çözülmüyorda belki de hiç çözülmeyecekte...her zaman aşkın en kutsal en yüce duygulardan biri olduğuna inandım ben, bi kere yakaladınmı bir daha hiç tükenmeyceğine hiç bırakmayacağına bırakılmayacağına hep ama hep inandım..aşk ne bilmiyorum herkes bu konuda bir takım tanımlamalar getiriyor bu konuda çok tanım var...''aşk veremli bir kemanın inlemesidir..'' ...''aşk her an onu düşünmektir'':.....v.s..v.s..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk herşeydi aslında ama okuduğum kitaplar bana hep aşkı yüceltmişti..hep mutluluk sanırdım ama aşk bir yandanda acıtırmış canını üzermiş kalbini..bana kimse dememişti, anlatmamıştı insanın yüğreğini parçalara ayırışını...birde bir anda geliyor ya birde yüzsüz misafirler gibi oturuyor ya kalbinin baş köşesine git desende kovsanda gitmiyor ya birde yakıyor ya çok sıcak çünkü..birde aşk özlemi hasreti beraberinde getirmiyor mu vay haline aşığın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra düşünmye başlıyor insan kaç kere aşık olurum acaba ya da aşk ne nie ona aşığım v.s...v.s...tabi bende düşündüm ve bence aşk bir kere bi daha yok...olduğunu sandıklarımız sadece yanılmalar..düşünsenize kimbilir kaç sevgiliniz olmuştur yada olacaktır aralarından bir tanesi en ağırıdır en unutulmucak en vazgeçilemeyendir...birde hiç aşık olmayanlar vardır aslında en güzeli be kardeşim ne dert  var ne tasa=)yinede öyle demek geçmiyor içimden ne kadar üzsede yaşanmaya değer...bu kadar acı varsa işin içinde bu kadar yorgunluk bu kadar yıpranma varsa yaşattığı mutluluk değmeli...ya da şöyle diyeyim bi çıkar gerekli mi? İlla mutlu olmak mı gerek?Şu bencilliği bir atsak üzerimizden birde sadece kendi kendimize yetebildiğimizi görebilsek aslında insanın tek bir varlık olduğunu birine bağlı kalmadan rahatça yaşayabildiğini bildiğimiz halde birde hayatımızada uygalasak yha neyse ne diroum ben böyle..=)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle işte aşk var ve ben acıtmasına yürekleri yakmasına rağmen hala onun tanrının en güzel duygusu olduğuna inanıyorum...yanılıyor muyum?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-9085646862336599928?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/9085646862336599928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=9085646862336599928' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/9085646862336599928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/9085646862336599928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/06/ak-neydi-byle.html' title='Aşk Neydi Böyle?'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGk5IjKospI/AAAAAAAAAGo/kdppUu1Zm0E/s72-c/....jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-3734655574747582970</id><published>2008-06-26T02:03:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:41.846-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGNbnZrq5tI/AAAAAAAAAGY/BFozy1vbo1M/s1600-h/Turkiye.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGNbnZrq5tI/AAAAAAAAAGY/BFozy1vbo1M/s400/Turkiye.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216113525892245202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sona geldik…Türkiye turnuvadan elendi…Olayın teknik futbol yönüyle çok ilgilenmeyeceğim ama iki söz söylemeden edemeyeceğim=))…biz takım olarak yarı finale hep şansla geldik kimse mükemmel top oynadık biz teknik adamız diyemez biz oynayamadığımızı da biliyoruz yanlış kadro çoğu zaman yenilgi ve oynanamayan futbolu getirir…fakat bu başarıda göz ardı edilemez ilk defa Türkiye Avrupa şampiyonasında yarı finale yükseldi…şunu söylemeliyim ki çok iyi oynamadan yarı finale  gelerek  gerçekten iyi oynadığımız bir maçta finale veda etmek üzücü oldu…Almanya gerçek Almanya gibi oynamadı…neyse neticede millilerimizi kutluyorum başarılarından dolayı buralara kadar daha önce hiç gelmemiştik…&lt;br /&gt;Ben olayın şu holiganlık yönüne takmış durumdayım. Mantığını anlayamadığım bir durum bu. Tamam şunu kabul etmek gerek herkes maç izlerken bir şekilde kendini deşarj etme gereği duyuyor nedense, bunu silahlı eylemlere dökmenin ne anlamı ve mantığı var çözemiyorum..&lt;br /&gt;Biz mahalle ahalisi olarak maç tayfası toplandık efendim aldık yiyecek ve içeceklerimizi küçük bir odaya büzüştük tüm maçları birlik ve beraberlik içerisinde izledik son dakika golleriyle coştuk eğlendik  yediğimiz gollerde üzüldük…sonra üst üste elde edilen 3 maç galibiyetiyle bizde bir takım eğlencelerde bulunduk…çıktık apartmanımızdan marşlar söyledik mahalleyi bayraklarla süsledik v.s&lt;br /&gt;Yani insan maçı izledin mi birde kendini kaptırdın mı bir takım faaliyetlerde bulunup sevinip coşuyor bu da çok normal fakat bunu sapkınlığa dökmenin bir anlamı yok…&lt;br /&gt;Holiganın genelde karşılığı olarak "futbol teröristi" deyimi kullanılır. Taraftarlık boyutunu abartmış, tutkuyu, zarar vermek, şiddet uygulamak, acı çektirmek, perişan etmek gibi kurallara taşımış genellikle ırkçı kişiler…(ekşi sözlükten alınmıştır). Ülkemizde de futbol teröristlerini sayılarını epeyce abartmış durumdalar neydi o öyle bir gol atıyoruz havalarda uçuşuyor kurşunlar bunun kime ne getirisi var? Kaç tane insan öldü bundan dolayı..neden öldüler peki? Koca bir hiç uğruna…! Arkadaşım sevinmenin de bir boyutu vardır 21. Yüzyılda hala ülkemizde bu tür sebeplerden dolayı insanlar durduk yere hayatlarını kaybediyorsa durup bir düşünmek lazım…atılan gollerden sonra balkona çatıya sokağa çıkıp havaya kurşunlar sallamanın ne gol attığı için sevinip kurşunlar sıktığınız takıma ne de size bir faydası olur… sadece zarar ve zarar getirir insana….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür taşkınlıklar yapan insanları kınıyorum oturup düşünmeleri gerektiğine inanıyorum kimsenin hayatı sizin bir takım için sıktığınız kurşunla sonlanacak kadar ucuz ve basit değil…zaten Türkiye Almanya maçında yenilmemizin tek getirisi ki en önemlisiydi kurşunların sıkılmaması oldu…&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGNbyeR9xPI/AAAAAAAAAGg/H7urjxqOjoM/s1600-h/21.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGNbyeR9xPI/AAAAAAAAAGg/H7urjxqOjoM/s400/21.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5216113716105168114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-3734655574747582970?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/3734655574747582970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=3734655574747582970' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3734655574747582970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3734655574747582970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/06/ve-sona-geldiktrkiye-turnuvadan.html' title=''/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SGNbnZrq5tI/AAAAAAAAAGY/BFozy1vbo1M/s72-c/Turkiye.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-6887262837940262232</id><published>2008-06-17T01:40:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:42.073-08:00</updated><title type='text'>Yarim Haziran...!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFeKbkPbGCI/AAAAAAAAAGQ/DlDS9PaKWaQ/s1600-h/bu+a%C4%9Fa%C3%A7+taa+bulutlar%C4%B1n+ustune+kadr+%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yo+harbiden.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFeKbkPbGCI/AAAAAAAAAGQ/DlDS9PaKWaQ/s400/bu+a%C4%9Fa%C3%A7+taa+bulutlar%C4%B1n+ustune+kadr+%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yo+harbiden.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5212787299894106146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün hem birşeyler yazasım var hem de yok...hem çok şey var dilimin ucunda hem yok...bende uzun bir süre önce okuduğum bir kitabın güzel bölümünü sizle paylaşmak istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YARİM HAZİRAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir kaç baharı birlikte uğurladık seninle..kim bilir kaç yazı karşıladık kan ter içinde..&lt;br /&gt;İlhamısın ergenlik şiirlerimin, o ilk Haziran'dan beri..Yaş günlerimin fener alayı,ilkyaz günahlarımın tanığsın...&lt;br /&gt;Tanığısın yüzüme düşen gözlerin, tenime değen ellerin..&lt;br /&gt;Senle başlayıp sende bitirdim bunca yılı..&lt;br /&gt;Sendin hararetli yıl sonu muhasebelerinin değişmez takvim yaprağı...Tutkunum sana...Sadık itaatkar ve hayran..&lt;br /&gt;...YARİM HAZİRAN!...&lt;br /&gt;Hasretle bekleyip iple çektim gelişlerini çoğu zaman...&lt;br /&gt;Sen hep iki bahar arasında,hazlar zamanı çıkageldin;eteklerinde ilkyaz coşkuları ve isyanlarla...&lt;br /&gt;Haziranlarda aşık, haziranlarda pişman, haziranlarda ergen oldum.&lt;br /&gt;İşte burada yıllar yılı getirip iadesiz taahhütsüz önüme atıverdiğin eski yaşlar...Kimi hakkınca yaşanmış, kimi belki hiç yaşanmamış...Kimi çocuk,kimi genç,kimi olgun..&lt;br /&gt;Her serin baharın ardından yaz kokulu, yıldızlı müjdeler taşıdın bana..Hararetli ve çıplak Temmuz akşamları vaat ettin...peşi sıra hazan geldiğini hissettirmeksizin bir süre...&lt;br /&gt;Gün oldu tomurcuk olup çiçek çiçek boy verdin;gün oldu şiddet yüklü bir öfke bulutuna tutunup seller yağdırdın gecikmiş bahar dallarının üzerine..hazırlıksız..insafsız...&lt;br /&gt;Öncesiz ve sonrasız aşklarda oyaladın beni...&lt;br /&gt;...kimi gerçek,çoğu yalan..&lt;br /&gt;Zamanla,ibadet eder gibi sevmeyi öğrettin;üzerine kırağı düşmüş beyaz bir gül kadar taze...bir o kadar kusursuz...&lt;br /&gt;Anladım ki,Haziran'da sevmek yaman...Yarim Haziran!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocaklar kurdum sıcacık...Aşım,eşim,işim oldu katıksız,riyasız...Oğullar ve gecikmiş heyecanlar verdin bana...&lt;br /&gt;Gidemediğimiz uzak denizleri çocuklarımıza isim yaptık...onlar yüzsün diye yüzemediklerimizi...&lt;br /&gt;Geride kırık dökük onlarca Haziran bırakarak karşıladık yarınları...Ve sen bağışladın hatalarımı yıl sonun bilançolarında...Sorguda ele vermedin beni...Tanıyamadılar kimlik tespitinde bedenimi,kalbimi...&lt;br /&gt;Kim bilir kaç sırrı sakladın...kaçını ele verdin o gecikmiş hesaplaşmalarda...&lt;br /&gt;Sen ilkyazdan alıp güze açarken kapılarını...ben yazın sarhoşluğundan sonbahar serinliğinde aydım.&lt;br /&gt;Seni beklerken kendime vardım.&lt;br /&gt;Yadsıyamam: Sevildim ve sevdim çoğu zaman...&lt;br /&gt;Müsebbibi sensin...YARİM HAZİRAN!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşım büyüse de büyümedi içimdeki çocuk...&lt;br /&gt;...ama zamanla oldunlaştı Haziranlarım...&lt;br /&gt;Yeni gelenler sonbahara daha yakın şimdi...&lt;br /&gt;Eski mektuplar ve sepya renkli fotoğraflarla dolu bir albümde hayatım...Haziran doğumlu...&lt;br /&gt;Kulağımda bir şiir Hasan Hüseyin'den artakalan:&lt;br /&gt;"Sokaktayım/gece leylak ve tomurcuk kokuyor/yaralı bir şahin olmuş yüğreği\uy anam anam...\Haziran'da ölmek zor"...&lt;br /&gt;Lakin doğmak da zor Haziran'da...&lt;br /&gt;Yaz kapıyı çalsa da;&lt;br /&gt;...biliyoruz sonu hazan...&lt;br /&gt;Yine de seviyorum seni..&lt;br /&gt;YARİM HAZİRAN!...&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-6887262837940262232?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/6887262837940262232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=6887262837940262232' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/6887262837940262232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/6887262837940262232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/06/yarim-haziran.html' title='Yarim Haziran...!'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFeKbkPbGCI/AAAAAAAAAGQ/DlDS9PaKWaQ/s72-c/bu+a%C4%9Fa%C3%A7+taa+bulutlar%C4%B1n+ustune+kadr+%C3%A7%C4%B1k%C4%B1yo+harbiden.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-2350755339597485368</id><published>2008-06-12T05:07:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:42.687-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEVFgQ92iI/AAAAAAAAAFw/lwNOQZamme4/s1600-h/_0_1188815613.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEVFgQ92iI/AAAAAAAAAFw/lwNOQZamme4/s400/_0_1188815613.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210969428149000738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet yine bir sezonun daha sonuna geldik..aslında yeni bir temponunda başına...veee yazz geldii..kimimizin tatil planları kimimiz de ders ve iş alanında çalışma planları var..yaz tatilleri hep anılarla doludur hep yaşanmışlıklar içerir insan hayatında...çünkü bu zamanlarda insanlar sosyal hayata yönelir gezer,tatil yapar,yeni insanlarla tanışır,kendine vakit ayırır,etrafındaki insanlarla olan ilişkilerini geliştirir v.s.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben en çok serin yaz akşamlarını severim sahil kenarlarında geçirilen..ıslak iskeleye oturup o seriniliği hissetmeyi..hafif esen rüzgarın güneşten kavrulmuş yanık tene deyişini hissetmeyi..hafif içinin üşüyüp yanında sarılcak birini aramayı severim...yakamozu izlemeyi..hatta gecenin bir yarısı denize girip tehlikeyi göze alma zevkini severim...denediğimde oldu hani bi kaç defa , bir söylem vardır belki duymuşsunuzdur yazın deniz geceleri daha sıcaktır gündüze nazaran ben bunu duyduğumda ne yalan söyleyim pek inanmamıştım saçma gelmişti. Kafamda bi orantı vardı çünkü gündüz güneş vardı ve güneş dünyayı ısıtıyordu ne yani güneş ortada yok ve var olduğunda oluşan mevcut sıcaklıktan daha mı sıcak deniz?... demiştim ve nitekim bunu denemeye karar vermiştim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonuç gerçektende deniz gündüz olağan sıcaklıktan daha sıcaktı..şaşırmıştım açıkçası mantıksız gelmişti gerçi bunun böyle olmasının mantıklı olan açıklamasının ne olduğunuda bilmiyorum=))...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEUl3JUCzI/AAAAAAAAAFo/UECa9og9tZM/s1600-h/yakamoz.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEUl3JUCzI/AAAAAAAAAFo/UECa9og9tZM/s400/yakamoz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210968884535102258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın feyz alacağı nadir ama güzel noktalardan biridir gece denize girmek...bikere&lt;br /&gt;cazibesi var oda cesaret istemesi...sonuçta insan garanticidir ve öyle olmalıdır da gece ise tedirginlik hissi yaratır insanda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İskeleden atlamıcaksın eğer gece giriyorsan denize kumsaldan yavaş yavaş giriceksin her saniyesinde vücudun daha cok sokulacak denize daha bir içli dışlı olucaksın onunla..içindeki hafif ürperti tüylerini diken diken edecek...ayağın sağlam bir nokta arayacak kendine belli bir seviyede dalacaksın içine...işte o an anlayacaksın denizin sıcaklığını o an alacaksın durumun zevkini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEXLjUe9OI/AAAAAAAAAGI/hMpXX2XwW_Q/s1600-h/Dalga_Resimleri.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEXLjUe9OI/AAAAAAAAAGI/hMpXX2XwW_Q/s400/Dalga_Resimleri.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5210971731071530210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSS ye sövüp saycak değilim olması gereken bir sınav olduğunu düşünüyorum bu bendeki mantıklı olan açıklaması bir de olayı kişisele döktün mü farklı bir açıklama duyabilirsiniz benden=)...benim elimden tatilimi çalan hain sistem lanet olsun sana kahrolsun öss:D:DArtık bu yaz nasıl geçer bilinmez..işte arada günübirlik denizlerle birkaç konserle idare edeceğiz yani umuyorum öyle olur... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil yapma şansı ve fırsatı olanlara iyi tatiller diliyorum..ders ve iş alanında çalışması olan arkadaşlarada bu sıcakta sabırlar diliyorum..=))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-2350755339597485368?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/2350755339597485368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=2350755339597485368' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/2350755339597485368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/2350755339597485368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/06/evet-yine-bir-sezonun-daha-sonuna.html' title=''/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SFEVFgQ92iI/AAAAAAAAAFw/lwNOQZamme4/s72-c/_0_1188815613.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-7937537829820768104</id><published>2008-06-05T02:54:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:42.978-08:00</updated><title type='text'>.....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEe-bORtCqI/AAAAAAAAAFg/qlCNIdpLm_g/s1600-h/kirbac_iran2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEe-bORtCqI/AAAAAAAAAFg/qlCNIdpLm_g/s400/kirbac_iran2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5208340868975364770" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişten günümüze birçok evre geçiren ve bu evrelerde de birçok değişim geçiren insanlık sanki bu değişimleri gelişime dökmekten çok geriye dönmeye indirgedi gibi. İnsanlarda hiçbir şeyi umursamama gibi bir durum söz konusu özellikle de gençlerde yani bizlerde. Yaşadığı toplumdan habersiz dünyada olup biten neymiş ne olmuş merak bile duymayan insanlar çoğaldı. Bunlar tepki aldıkça yaşadıkları topluma darbeler çoğaldıkça sanki bir planaria gibi kendilerini arttırmaya başladılar. Daha sonra da bizi anlamıyorlar, biz gençler yalnızız diyip durmuyor muyuz? Peki hiç düşündük mü bu yalnızlığa aslında kendi kendimizi bizim ittiğimizi. Yaşadığı coğrafyada olup bitenden habersiz memleketinin sorunlarına kulak asmayan insanlar ne kadar mutlu olabilirler ne kadar çoğul olabilirler ki? Okumayan en önemlisi de düşünmeyen gençler ileride nasıl birey olurlar bilmiyorum hatta birey olabilirler mi onu da bilmiyorum. Bizler çeşitlikte gösteriyoruz tabi. Bunların geniş bir kısmını kapsayan şu tip gençler var ki sormayın gitsin : adama sorsanız ki en basitinden milli eğitim bakanının ismini söyler misin ? Adamdan alacağınız cevap ya ‘’bilmiyorum hımmm unuttum  ya ben biliyordum hay aksi dilimin ucunda’’ olacaktır ya da cevap  ‘’herhangi bir pop şarkıcısı ismi de olabilir’’ belki bu okuduklarınızı okurken  ‘’hadi canım’’ o kadar da değildir diyenleriniz olacaktır hatta  yüzünüzde garip bir ifade olacaktır okuduğunuzda ama bunlar günümüz gençliğinde mevcut olan durumlardan biri…&lt;br /&gt;Gelelim diğer genç tiplerinden birine. Bunlar hiçbir şey bilmeyen kesimdir ama tek bir alanı iyi bilirler hem de çok iyi bilirler ki buda tv programları ve günümüzde hala nasıl devamlılığını sürdürebildiğine inanamadığım program türü olan magazin programlarıdır ki bazı arkadaşlar bu konuda yüksek lisans yapmışlardır. Bu sadece kızlardan oluşmuyor genel de öyledir ya kızlar dedikoduyu özel yaşamı daha çok merak ederler  diye açıkcası bu tabularınızı bu yazıyı okuduktan sonra yıkın çünkü bu artık böyle değil kızlar da erkekler de bu programları çok iyi şekilde takip etmekte üstüne bunlar hakkında yorum kabiliyetlerini geliştirmektedirler. Ama ne yazık ki sadece bu konuda…!&lt;br /&gt;Bir de bana dokunmayan yılan bin yaşasın  modunda tipler var. Ya kardeşim hiçbir şeye tepki göstermeyen  sadece kendini düşünen bir insan olabilir mi ya? Sanki sana dokunmayanlar ülkene, yaşadığın insanlara dokunduklarında sana zarar gelmeyecek. Şunu bile düşünemeyenler var ki ülkeme zarar gelmiş ama beni etkilemez bana mı yapıyorlar baştakiler düşünsün yargısı var ki facia. Eh be kardeşim o ülkeyi oluşturan insanlar değil mi ve sende bu ülkenin bir parçası, bir insanı değil misin? O zaman nedir bu umursamaz zihniyet?&lt;br /&gt;Şunu biliyorum ki bir ülkeyi ileriye götürecek olan genç nesildir onlar ne kadar kötülerse ne kadar geridelerse  ülkede o kadar geriye dönecek demektir. Bir ülkenin gençleri ne kadar gelişmekteyse ne kadar ileriye dönükse paralel olarak da o kadar ivmeyle  o ülke gelişecektir. Her şeye muhalefet olup duruyoruz ve bunu da iyi beceriyoruz. Peki ya çözüm yolu nerde? Muhalefet olmak kolay herhangi bir sistemi eleştirmek eksi yanlarını bulmak da kolay ama bir şeye muhalefet olacaksa insan bir şeyi eleştirecekse eleştirdiği noktaya bir çözümü olmalıdır. Bu böyle olmamalı bu yanlış bunlar nereye gidiyor demek kolaydır. Ama bunları derken bu böyle olmamalı şöyle olmalı… bunlar ne yaptığını bilmiyorlar bu ne biçim tutum bu durumda şöyle yapılmalı diyebilmelidir eleştiren insan…&lt;br /&gt;Biz gençler sisteme sövüp durmayı severiz her şeyin mükemmel olmasını isteriz(gerçi bunu kim istemez ki) peki bir çaba bir icraat nerde? Oturduğun yerde konuşmak ne işe yarar ki? Sanırım sorunda bu.. biz sadece oturduğumuz yerde laf yapıyoruz bir faaliyete geçmeyi cesaret işi sanıyoruz ya da dediğim gibi takmıyoruz..o zaman  şu da bir gerçek ki biz daha çok oturduğumuz yerden eleştiri yaparız ama bunlar hiçbir işe yaramaz, yaramayacaktır da… eğer bu sınıflandırmalara giren kişiler yazımı okuyorsanız şuan belki bana kızıyor olabilirsiniz ama gerçeğin bu olduğuna inanıyorum ve siz daha oturun işe yaramayacak programlar izlemeye, hiçbir şeyi takmamaya sonra da sistemden şikayet etmeye devam edin sizi düşünmeye davet ediyorum…&lt;br /&gt;(eleştirel boyutta bir yazı yazdığım için bunların aksini düşünen duyarlı v.b insanları yazımı konu etmedim bu tip gençlerin var olduğuna da inanmıyorum anlamına gelmediğini söylemek zorunda hissettim kendimi..)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-7937537829820768104?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/7937537829820768104/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=7937537829820768104' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7937537829820768104'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7937537829820768104'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/06/blog-post.html' title='.....'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEe-bORtCqI/AAAAAAAAAFg/qlCNIdpLm_g/s72-c/kirbac_iran2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-93338256644132716</id><published>2008-05-31T01:10:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:43.181-08:00</updated><title type='text'>...İNSANLARI ANLAMAK...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEEIazhJumI/AAAAAAAAAFY/FWoXxJLn6fI/s1600-h/meleklerrrrr.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEEIazhJumI/AAAAAAAAAFY/FWoXxJLn6fI/s400/meleklerrrrr.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5206451900815882850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları anlamak zor zanaat doğrusu..eskiden insanları anlayabileceğime kendimi inandırmıştım şimdi ise bu inancımı yitirmiş durumdayım..buna inandığım zamanlarda işe insanları sınıflandırma ile başlamıştım..kibirli insan… duygusal insan… çıkarcı insan… doğrucu insan… sinirli insan… her şeye ‘’ben’’ diyen insan…kendini dünyanın merkezi zanneden insan…v.s v.s…sonra baktım ki bunlar say say bitmiyor yani bu işte de başarılı olamadım…sonra karşıma çıkan insanları değerlendirmeye başladım bir de benim bu tip insanlar karşısındaki tutumlarımı…yani sadece insanları değil benimde bu tip insanlar karşısındaki durumum davranışlarımda önemliydi benim için..ama ne yazık ki karşıma çıkan insanlar çok çeşitliliğini yitirmeye başladı daha sonra… üç çeşide indirgediler kendilerini…1_çıkarcı insanlar…2_her şeye ‘’BEN’’ diyen insanlar..3_kendini dünyanın merkezi zanneden insanlar…&lt;br /&gt;Dedim ya benim tutumlarımda çok önemliydi…tutumum sabitti silip atmak biraz yara almak biraz inancını yitirmek ve daha sonrada silip atmak…öyle insanlar var ki şu dünyada basit çıkarları için yanındayken karşında olabiliyorlar…ve daha sonra da bu davranışları kendilerine konduramayıp sana ağır sıfatlar yakıştırıyorlar…ve en ağırı da karşında bulunan birinin gözünün içine baka baka yalan söylemesidir…bu en ağırıdır…&lt;br /&gt;Kendini dünyanın merkezi zanneden insanlar ayrı bir vaka…her şey onların etrafında döner her şeyi bildiklerini zannederler..ve o olmazsa dünya var olmaktan  çıkar sanırlar…hani bir tabir vardır.. küçük dağları ben yarattım… aynen öyle bir havadadırlar…bu insanlarla anlaşmak çok güçtür..her şeyi bilmek isterler…her şeyde olmak…&lt;br /&gt;Ama küçük bir toplulukta olsa hala iyi insanların olduğuna inanıyorum zaman zaman…ya da inanmak istiyorum…etrafımdakilere baktığımda bir elin beş parmağı  kadar bile etmeseler de…&lt;br /&gt;Hayat zor diye söylenip durur insanlar halbuki hayat zorlaştıran biz insanlar değil miyiz?..ne yani hayat bir canavar ve bizi yok etmek için mi var oldu?.. elbette ki hayır…hayatı zor yapan her zaman insanlar ve onların yarattığı sorunlar olmuştur…hayattan nefret ettiğiniz anları düşünün acı çektiğiniz, yara aldığınız, bu ne biçim dünya dediğiniz…bunlarda tek başına hayat ve hayatın var olması mıydı belli başlı neden..?hayırr..! etrafınızdakiler size bu cümleleri kurduranlardı değil mi..? O zaman ne diye hayatı suçlayıp duruyoruz?..ne diye hayattan yakınıp duruyoruz..? Zor olan hayat değil insanlar ve etrafımızdakiler…insanların amaç ve çıkarları için yaptıkları…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-93338256644132716?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/93338256644132716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=93338256644132716' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/93338256644132716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/93338256644132716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/05/insanlari-anlamak.html' title='...İNSANLARI ANLAMAK...'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SEEIazhJumI/AAAAAAAAAFY/FWoXxJLn6fI/s72-c/meleklerrrrr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-570631936190756336</id><published>2008-05-19T05:51:00.000-07:00</published><updated>2008-05-19T05:56:10.782-07:00</updated><title type='text'>NEV..SUSMA..</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="343"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=135155&amp;vCode=v200804081355300135155&amp;dura=309&amp;File=vidservers/server01/videos/2008/04/08/13/v200804081355300135155.flv"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=135155&amp;vCode=v200804081355300135155&amp;dura=309&amp;File=vidservers/server01/videos/2008/04/08/13/v200804081355300135155.flv" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="343"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susma birşey söyle biraz olsun yardım et&lt;br /&gt;Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma&lt;br /&gt;Susma sen sustun ya yalnızlık çöktü üstüme&lt;br /&gt;Anladım bu bir rüya, anladım bu son veda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gece hayalimde çiziyorum resmini,&lt;br /&gt;Her halini fikrine sürgün sesine hasret&lt;br /&gt;Sabah olup uyanınca silipde gidiyorsun ya&lt;br /&gt;Tek başıma zaten hiç benim olmadın ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de insan soruyor kendine&lt;br /&gt;bu yazık hikayenin neresindeyim? yeterki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susma birşeyler söyle biraz olsun yardım et&lt;br /&gt;Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma&lt;br /&gt;Susma sen sustun ya yalnızlık çöktü üstüme&lt;br /&gt;Anladım bu bir rüya, anladim bu son veda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar kırılsamda Ah etmem hakkım yok buna&lt;br /&gt;Hem zaten davetsiz bir misafirdim ben aşkımla&lt;br /&gt;Ne bir aptalın gölgesiyim ne bir sevda küresiyim&lt;br /&gt;Sadece hesapsız bir gönül bahçesiyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de insan soruyor kendine&lt;br /&gt;Bu yazık hikayenin neresindeyim yeterki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susma birşeyler söyle biraz olsun yardım et&lt;br /&gt;Gelemiyorum üstesinden ben bu aşkın tek başıma&lt;br /&gt;Susma sen sustun ya yalnızlık çöktü üstüme&lt;br /&gt;Anladım bu bir rüya, anladım bu son veda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-570631936190756336?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/570631936190756336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=570631936190756336' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/570631936190756336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/570631936190756336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/05/nevsusma.html' title='NEV..SUSMA..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-8141907572504836677</id><published>2008-05-16T06:31:00.000-07:00</published><updated>2008-05-16T06:32:30.543-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;object width="425" height="343"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=71050&amp;vCode=v200708272236390071050&amp;dura=227&amp;File=vidservers/server73/videos/2007/08/27/22/v200708272236390071050.flv"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.vidivodo.com/VideoPlayerShare.swf?lang=tr&amp;vidID=71050&amp;vCode=v200708272236390071050&amp;dura=227&amp;File=vidservers/server73/videos/2007/08/27/22/v200708272236390071050.flv" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="343"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün olsun unutunca&lt;br /&gt;Dışımda kalıyorsun&lt;br /&gt;Oysa seni düşününce &lt;br /&gt;İçime sığmıyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman o zaman&lt;br /&gt;Zaman zaman o zaman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimi kapatınca &lt;br /&gt;Yanımda oluyorsun&lt;br /&gt;Seni öpsem,seni okşasam&lt;br /&gt;Farkına varmıyorsun&lt;br /&gt;Hergün akşam oluşunda &lt;br /&gt;Kadehime doluyorsun&lt;br /&gt;Yudum yudum, damla damla&lt;br /&gt;Düşüncem oluyorsun&lt;br /&gt;Sigaramın dumanında&lt;br /&gt;Dudağıma konuyorsun&lt;br /&gt;Her nefeste derin derin&lt;br /&gt;İçime doluyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman o zaman&lt;br /&gt;Zaman zaman o zaman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söz-Müzik: Fikret Kızılok&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-8141907572504836677?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/8141907572504836677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=8141907572504836677' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/8141907572504836677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/8141907572504836677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/05/bir-gn-olsun-unutunca-dmda-kalyorsun.html' title=''/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-9070822780087389268</id><published>2008-05-09T06:54:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:43.425-08:00</updated><title type='text'>BENİ TARİHLE YARGILA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SCRWgxozwcI/AAAAAAAAAFQ/y-8P2QDUJfc/s1600-h/zindan9.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SCRWgxozwcI/AAAAAAAAAFQ/y-8P2QDUJfc/s400/zindan9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198374990972699074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is,&lt;br /&gt;ve göz gözü görmez bir sis değildik biz&lt;br /&gt;beni bilimle anla iki gözüm, felsefeyle anla,&lt;br /&gt;ve tarihle yargıla &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bal değildir ölüm bana,&lt;br /&gt;idam gül değildir bana,&lt;br /&gt;geceler çok karanlık,&lt;br /&gt;gel düşümdeki sevgilim,&lt;br /&gt;ay ışığı yedir bana &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahh ben hasrete tutsağım,&lt;br /&gt;hasretler tutsak bana&lt;br /&gt;bıyığımdan gül sarkmaz,&lt;br /&gt;bıyık bırakmak yasak bana,&lt;br /&gt;mahpus bana, sus bana.&lt;br /&gt;yağlık ilmek boynuma &lt;br /&gt;sevgili yerine&lt;br /&gt;koynuma idamlar alır, idamlar alır yatarım,&lt;br /&gt;ve sonra sabırla beklerim,&lt;br /&gt;bulutları çekersiniz üstümden,&lt;br /&gt;suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız,&lt;br /&gt;ve o güzel geleceği getirirsiniz bana &lt;br /&gt;ölüm tanımaz işte o zaman sevgim,&lt;br /&gt;tırnaklarımı geçirip toprağın sırtına, doğrulurum,&lt;br /&gt;gözlerimde güneş koşar,&lt;br /&gt;ve çiçekler ekersiniz, çiçekler ekersiniz toprağıma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duygu bana, öykü bana,&lt;br /&gt;roman gibi her an bana&lt;br /&gt;hücremde yalnızım gel,&lt;br /&gt;gel düşümdeki sevgilim,&lt;br /&gt;soyunup hazırlan bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz sonra asmaya götürecekler beni,&lt;br /&gt;biraz sonra dalımdan koparıp öldürecekler beni,&lt;br /&gt;hoşçakalın sevdiklerim;&lt;br /&gt;dört mevsim, yedi kıta, mavi gök &lt;br /&gt;bütün doğa hoşçakalın &lt;br /&gt;hoşçakalın sevdalılar,&lt;br /&gt;çocuklar, üniversiteliler, genç kızlar,&lt;br /&gt;sonsuz uzay, gezegenler ve yıldızlar,&lt;br /&gt;hoşçakalın &lt;br /&gt;hoşçakalın senfoniler, oyun havaları,&lt;br /&gt;sevda türküleri ve şiirler.&lt;br /&gt;bildirilerimizin ve seslerimizin yankılandığı şehirler.&lt;br /&gt;dağlarında yürüdüğümüz toprak,&lt;br /&gt;yalınayak eylem adımlarıyla geçtiğimiz nehirler hoşçakalın &lt;br /&gt;hoşçakalın ağız tatlarım;&lt;br /&gt;sıcak çorbam, çayım, sigaram &lt;br /&gt;havalandırma sıram, banyo sıram, kelepçe sıram &lt;br /&gt;parkamı, kazağımı, eldivenlerimi, ayakkabılarımı,&lt;br /&gt;ve kalemimi, ve saatimi,&lt;br /&gt;ve kavgamı bıraktığım sevgili dostlar&lt;br /&gt;hoşçakalın, hoşçakalın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dostum bana, sevdam bana,&lt;br /&gt;soluğunu geçir bana,&lt;br /&gt;uyku tutmuyor gözüm,&lt;br /&gt;anılar sıraya girdi.&lt;br /&gt;gel anne süt içir bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar,&lt;br /&gt;mutluluğu için dövüştüğüm insanlar,&lt;br /&gt;yedi bölge, dört deniz,&lt;br /&gt;yedi iklim, altmış yedi şehir,&lt;br /&gt;okullar, mahalleler, köprüler, tren yolları &lt;br /&gt;deniz kıyıları, balıkçı motorları, takalar,&lt;br /&gt;asfalt yolu boyu dizilmiş fabrikalar,&lt;br /&gt;ve işçiler ve köylüler &lt;br /&gt;hoşçakal ülkem&lt;br /&gt;hoşçakal anne, hoşçakal baba, kardeşim,&lt;br /&gt;hoşçakal sevgilim, hoşçakal dünya,&lt;br /&gt;hoşçakalın dünyanın bütün halkları,&lt;br /&gt;sınırlı olmayan mekana,&lt;br /&gt;sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben;&lt;br /&gt;en sevda halimle, en yaşayan halimle,&lt;br /&gt;gidiyorum dostlarım,&lt;br /&gt;hoşçakalın, hoşçakalın &lt;br /&gt;beni yaşamımla sorgula iki gözüm,&lt;br /&gt;beni yüreğimle, beni özümle,&lt;br /&gt;bilimle anla beni, felsefeyle anla beni,&lt;br /&gt;tarihle anla beni,&lt;br /&gt;ve öyle yargıla.&lt;br /&gt;söz:Ersin Ergün&lt;br /&gt;müzik:Ahmet Kaya&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-9070822780087389268?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/9070822780087389268/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=9070822780087389268' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/9070822780087389268'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/9070822780087389268'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/05/titrek-bir-mum-alevinin-havaya-brakt.html' title='BENİ TARİHLE YARGILA'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SCRWgxozwcI/AAAAAAAAAFQ/y-8P2QDUJfc/s72-c/zindan9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-4439379287558680963</id><published>2008-04-23T10:17:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:43.573-08:00</updated><title type='text'>...ÇOCUKLUĞA ÖZLEM...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SA7iakouvsI/AAAAAAAAAFI/4kW79PBhg-k/s1600-h/6a00d8341c67b053ef00e54f1b8b8b8834-800wi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SA7iakouvsI/AAAAAAAAAFI/4kW79PBhg-k/s400/6a00d8341c67b053ef00e54f1b8b8b8834-800wi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5192336366543748802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bizim bayramımızmış … bugün 23 nisanmış… şöyle bir düşündüm de küçükken bugünler ne kadar heyecan vericiydi ne kadar önemliydi…okulda yapılan bir etkinliğe katılıp o gün bir şeyler yapmak dünyayı kurtarmak kadar önemliydi bizim için… yasalara göre bu bayramı bir sene daha yaşayacağım…ama hiç bir şey ifade etmiyor sanki benim için hiç bir bayram niteliğinde değil gibi …1.sınıfa başladığımda şiir okumuştum kürsüde…ayaklarımın titrediğini hissetmiştim herkes beni dinlemişti elimde benden büyük bir mikrofon vardı ..masum ve cırtlak sesimle..’’HOŞGELDİN 23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN’’ gibi bilindik klişeleşmiş şiir dizeleri okumuştum…bir de bir gece önceki heyecandan uyuyamayışımı söylemeden edemeyeceğim…her sene bir etkinlikte muhakkak olurdum benim için çok önemliydi…ve ortaokula kadar hep önemli oldu…okulun bando takımına girmiştim 3. Sınıfta… en önde çalmak istemiştim herkes ilk önce beni görsün bende buradayım burada olduğumu görün der edasıyla ama en önde değildim buna çok üzülmüştüm…elimde trampetimle mahalleme girdiğimde sanki METALLICA grubunun bateristiymişim edasıyla havalı havalı yürürdüm…şimdi düşünüyorum da hayat zaman çok çabuk geçiyor… üzülme mutlu olma nedenlerimiz değişiyor… bugün herhangi bir yerde en ön sırada olamadığım için hiç üzüleceğimi düşünmüyorum…bugün beni üzen çok şey var ama hiçbiri çocukluğumdaki kadar masum değil…onlar kadar saf şeyler değil… bugün eski bayramlardaki gibi heyecanlanmadım hiç… bugün çocukluğumu özlediğimi hissettim… elma şekeri yerken her yerimin yapış yapış olmasını… pamuk şeker yerken dilimin pembeleşmesini…dondurma yerken üstümü batırdığımda annem kızacak diye endişelenmeyi… yağmurlu havada top oynarken düşüp çamura bulanmayı… denize can simitsiz girememeyi… sıcak içecekler içerken annemin içine soğuk su katmasını… her gece annemin zorla süt içirmesini..gündüz uykuları da cabası… babamla maçlara gitmeyi… mahalledeki gıcık olduğumuz kişilerin zillerine basıp kaçmayı… oyun oynarken mızıkçılık yapmayı…ve bunun gibi bir çok şeyi çok özledim…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-4439379287558680963?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/4439379287558680963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=4439379287558680963' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/4439379287558680963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/4439379287558680963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/04/ocuklua-zlem.html' title='...ÇOCUKLUĞA ÖZLEM...'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/SA7iakouvsI/AAAAAAAAAFI/4kW79PBhg-k/s72-c/6a00d8341c67b053ef00e54f1b8b8b8834-800wi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-2730764783857709068</id><published>2008-04-04T04:17:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:43.833-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R_YP0LMP9uI/AAAAAAAAAFA/KegNy_a4PbY/s1600-h/son_%C3%B6l%C3%BCm%2Bcopy3.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R_YP0LMP9uI/AAAAAAAAAFA/KegNy_a4PbY/s400/son_%C3%B6l%C3%BCm%2Bcopy3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5185349409995486946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolumuzun sonu ölüm alınyazımızın kaçınılmaz sonu bu. Eğer ölüm bizi korkutuyorsa, ateşlere düşmeden ileriye nasıl adım atabiliriz? İnsanların ölüm korkusuna çaresi, onu hiç düşünmemektir. İnsan nasıl böyle bayağı bir aldanışa düşer?&lt;br /&gt;                                                                                                                                                                              ....MONTAIGNE...  &lt;br /&gt;Montaıgne hiçte haksız değil ölüm her an tetikte her an bizi yakalamaya hazır… hangi insan ölümden korkmaz ki? Hangi insan sonunu bilmediği bir yolculuğa çıkmayı ister ki.. hangi insan sevdiklerinden ayrılmak ister ki ? ölüm düşüncesi çoğu zaman uykusuz gecelere konu olmuştur..düşünürsün..düşünürsün ama bir cevap bulamazsın..aslında cevabını bulamayacağını bildiğin halde düşünürsün çünkü yapacağın başka bir şey yok sadece sorgulamak cevabını bulamayacağın halde sorgulamak..ölüm soğuktur düşündüğünde üşüme hissi yaratır..yaşarsın hayatı dolu dizgin sanki bu hep böyle olacak gibi…hatta hiç yaşlanmayacaksın gibi…hep aynı kalacaksın gibi…ölüm bazen kenarından bile geçmez aklın…bazense öyle bir yere oturur ki sonu gelmez bu misafirliğin…zihninden atmaya çalışırsın bu düşünceyi..aslında oturup düşündüğünde zihninden atmaya çalıştığın şeyin yani ölümün senin yaradılışında olduğunu fark edersin ister kork istersen de meydan oku ona ama bu  filmin sonu belli..&lt;br /&gt;Ölüm dendiğinde aklıma siyah gelir..her yerin kapkara olması…bazen boğazım düğümlenir ölümü düşündüğümde nefes almakta zorluk çektiğimi hissederim…bir dönem gelir ne zaman öleceğini düşünürsün.. ne kadar yaşayacağını öldükten sonra ruhunun nereye gideceğini.. bazen öyle bir dönem gelir ki ölürsem arkamdan kimler üzülür dersin kafanda liste çıkarırsın...sonra bu dönemi atlatırsın farklı bir döneme girersin kendi ölümünü sorgulaman bitmiştir sıra hayatındaki değerli insanlara gelir.. “ o ölürse ne yaparım ben? ”… “onlar hep benle olmalı ya giderlerse? “… “o ölürse ne hissederim acaba kendimi onun öldüğüne endekslesem kendimi ne kadar kötü hissedebilirim? Bu his gerçekten öldüğünde hissedeceklerim kadar kuvvetli mi?” …gibi sorular kafanda belirir..ve nitekim kendi ölümün gibi bu sorularında cevapları yoktur tek bildiğin ondan korktuğun ve boyun eğemeyeceğindir…&lt;br /&gt;Ve diyorum ki doyasıya yaşamalı hayatı bu kısa süreyi iyi değerlendirmeli SADECE YAŞAMAK İÇİN YAŞAMAMALI…YAŞAMAYA SEVMEYE HİSSETMEYE HAYATTA GÜZEL OLAN HERŞEYE DOYMAK İÇİN YAŞAMALI…ÖLÜM NE KADAR YAKINSA YAŞAMAKTA…YAŞAM DA OKADAR GÜZEL VE ANLAMLI….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-2730764783857709068?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/2730764783857709068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=2730764783857709068' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/2730764783857709068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/2730764783857709068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/04/yolumuzun-sonu-lm-alnyazmzn-kanlmaz.html' title=''/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R_YP0LMP9uI/AAAAAAAAAFA/KegNy_a4PbY/s72-c/son_%C3%B6l%C3%BCm%2Bcopy3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-365743288266707390</id><published>2008-03-28T17:30:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:44.040-08:00</updated><title type='text'>.......</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-0dP7MP9tI/AAAAAAAAAE4/IYGbUa6gmR4/s1600-h/Yalnzlk_Resimleri.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-0dP7MP9tI/AAAAAAAAAE4/IYGbUa6gmR4/s400/Yalnzlk_Resimleri.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5182830905597621970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman öyle insanlar gelirler ki dünyamıza öyle yüksek tutarız ki onları…  Öylesi ağırdırlar ki öyle kuvvetlidirler ki bazen taşımak ağır gelir ..yorulduğunuzu hissedersiniz..yıprandığınızı…bazen öyle mutlusunuzdur ki öyle uçarsınız ki gökyüzünde öyle kanatlanırsınız ki yaşadığınızı hissedersiniz…&lt;br /&gt;Düşünsenize şuana kadar kim bilir kaç kişi ile tanıştınız? ...Kaç kişiye merhaba dediniz? ...Kaç kişiye dost… Kaç kişiye aşk…  Kaç kişiye özlem… Kaç kişiye hasret dediniz… ???&lt;br /&gt;Hesabı güç değil mi? Peki hangisi kaldı yanınızda? Hangisi olması gerektiğinde bitiverdi yanı başınızda…?hangisi ağlatmadı sizi ? hangisi doyasıya güldürdü sizi?hangisi……??! bunun hesabı kolay olsa gerek.&lt;br /&gt;Bazen gerçekten olması gerektiğinde yanınızda olanlar vardır sizi doyasıya güldüren size yaşadığınızı hissettiren size hayatta güzele dair ne varsa yaşatan bazen gerçekten çıkar zordur ama çıkar çıkmadıysa bir yerlerdedir zamanı geldiğinde karşınızda sizi bekliyor olacaktır…(inanıyorum ki..)&lt;br /&gt;Bazen böyle biri yada birileri hiç olmayacakmış gibi düşünürüz hiç kimse yok kapkaranlık her yer.. kimse yok kimsesizlerin kimsesizisinizdir..&lt;br /&gt;Bazen böyle biri yada birileri vardır yani buna inanırsınız ya başka çareniz yoktur yada inanmak gerçekten istersiniz ve uzun bir bekleyişe girersiniz..&lt;br /&gt;Bazen böyle biri yada birileri çıkar karşınıza işte bu dersiniz en içtenliğinizle kıymetli hoş geldin dersiniz..sımsıkı sarılırsınız ve bir daha bırakmamak üzere…&lt;br /&gt;Bazen o karşınıza çıkan böyle biri yada birileri bırakıp terk ederler sizi arkalarına bile bakmadan umurlarında bile olmadan…&lt;br /&gt;Bazen o karşınıza çıkan biri yada birileri sonsuza dek ve sonsuzdan öte bir zamana kadar sizle kalacağını bilirsiniz..ve nitekim kalacaktırda.…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-365743288266707390?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/365743288266707390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=365743288266707390' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/365743288266707390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/365743288266707390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/blog-post_28.html' title='.......'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-0dP7MP9tI/AAAAAAAAAE4/IYGbUa6gmR4/s72-c/Yalnzlk_Resimleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-5272110481943928218</id><published>2008-03-18T19:10:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:44.310-08:00</updated><title type='text'>Rahat bırakılsın artık kızlarımız... !</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-UK8LMP9sI/AAAAAAAAAEw/yYNckLEpdrQ/s1600-h/banner300x250.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-UK8LMP9sI/AAAAAAAAAEw/yYNckLEpdrQ/s400/banner300x250.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180558975272220354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-AVYtuJ94I/AAAAAAAAAEY/oT4gOYhufME/s1600-h/150884477_647a27d88a_o.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-AVYtuJ94I/AAAAAAAAAEY/oT4gOYhufME/s400/150884477_647a27d88a_o.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179163085810300802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahat bırakılsın artık kızlarımız... ! hür  yaşasınlar ..nedir bizleri kalıplara sokma merakı nedir bir şeyleri kapatma, örtme merakı..? bu soru aklımın köşesindedir hep ..nedendir bu merak diye…evet biliyorum aslında bunun cevabını,  siz erkekler değil mi cevap? Sırf hemcinslerinize güvenmediğiniz için.. sırf kendinize güvenmediğiniz için ..sırf namus diyip de aslında anlamını bile bilmediğiniz bir kavram için..sokağa çıktığımda görüyorum daha ilkokula başlamamış küçük bir kız.. başında BAŞÖRTÜ..güya dinden dolayıymış…pehh kim inanır buna ?küçücük 6 yaşında bir kız çocuğu dini ne kadar bilir?hangi 6 yaşında bir kız:”anne ben dinimiz böyle görüyormuş inançlarım doğrultusunda kapanacağım” der..!?..hangi 6 yaşındaki kız anne ben saçlarımı taradım parka gidiyorum demek yerine anne ben başörtümü taktım evimde oturacağım demek ister..?!çocukluğunu bile yaşatmıyorlar kızlarımıza…ne yapsalar ne etseler cevap hep aynı : “SEN KIZSIN OTUR OTURDUĞUN YERDE” nedir bu? Hangi günahın bedelini ödetiyorlar kızlara..? daha karşı cinse bir ilgisi olmamış hatta bırakın ilgiyi daha kendini tanımamış kız olduğunu anlayamamış kızlarımız evlendiriliyor… aslında daha genç kız olduğunu anlayacakları yaşlarda çocukları ellerinde anne diye geziyorlar .. daha büyümemiş bir çocuk , çocuğunu büyütebilir mi? Bırakın bizleri rahat biz ne yapacağımıza karar verebiliriz! sırf siz kendinize güvenmiyorsunuz diye küçücük kızların..genç kızların başlarını örtmelerini sizin istediğiniz gibi olmalarını beklemek çok acımasız değil mi? Hangi genç kız kendi tarzı doğrultusunda giyinmek istemez..?hangi kız saçlarını rüzgara doğru  salına salına yürümek istemez ..?hangi genç kız aşkını doya doya yaşamak istemez..?hangi genç kız sevdiği erkeklen evlenmek istemez..?hangi genç kız kararlarını kendi verebilmek istemez..?hangi genç kız arkadaşlarıyla oyun oynayıp vakit geçirmek istemez…?bırakın bizleri rahat istediğimiz gibi olalım..istersek  KAPANALIM  istersek SOYUNALIM..!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-5272110481943928218?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/5272110481943928218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=5272110481943928218' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/5272110481943928218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/5272110481943928218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/rahat-braklsn-artk-kzlarmz.html' title='Rahat bırakılsın artık kızlarımız... !'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R-UK8LMP9sI/AAAAAAAAAEw/yYNckLEpdrQ/s72-c/banner300x250.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-4199111922352506190</id><published>2008-03-14T19:02:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:44.484-08:00</updated><title type='text'>BİR KALEM BİN MUTLULUK..=)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9qvRNuJ91I/AAAAAAAAAEA/KY2rlBslKYU/s1600-h/Foto%C4%9Fraf-0157.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9qvRNuJ91I/AAAAAAAAAEA/KY2rlBslKYU/s400/Foto%C4%9Fraf-0157.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177643431891695442" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir an gelir ki minicik şeyler mutlu eder insanı…belki de küçük şeylere  mutlu olmayı beceremediğimiz için mutluluk…mutluluk diye arıyoruz onu sokaklarda…olmadık yerlerde…halbuki bir gülüş bir tebessüm yeter insanı mutlu etmeye…bir dokunuş bir bakış…şu resimde gördüğünüz kalemi bugün çok sevdiğim değer verdiğim biri hediye etti bana…öyle mutlu oldum ki bunu herkese söylemeliyim dedim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim...şimdi o kalemle yeni yazılar yazacağım  yeni umutlar yeni mutluluklar için..o kaleme her baktığımda o güzel insan gelecek aklıma bana kuytu bir yerde bu senin olsun deyişi çınlayacak kulaklarımda..kalemi ilk elime aldığımda duyduğum mutluluk tekrar mutlu edecek beni..dedim ya küçük şeylerle mutlu olmayı başarmalıyız yoksa bu dünyada hep yüzü asıklar olarak gezeriz..mutsuz musunuz açın odanızın penceresini güneşi izleyin..mutsuz musunuz avazınız çıktığı kadar bağırarak şarkılar söyleyin…mutsuz musunuz gidin bulun sizi mutsuz eden her neyse yakasına yapışın mutlu et beni diye haykırın..kaybedecek ne var ki?..mutlu olmak için önünüze gelen her fırsatı değerlendirin hatta mutlu olmak için fırsatları kendiniz yaratın..mutlu olmayı beklemeyin gidin bulun onu…bir Alman atasözü der ki: “herkes kendi mutluluğunun demircisidir”..hadi koşun yakalayın o mutluluk denen şeyi..mutlu olduğunuz yerlerde sizi mutlu eden kişilerle olmanız dileğiyle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-4199111922352506190?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/4199111922352506190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=4199111922352506190' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/4199111922352506190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/4199111922352506190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/bir-kalem-bin-mutluluk.html' title='BİR KALEM BİN MUTLULUK..=)'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9qvRNuJ91I/AAAAAAAAAEA/KY2rlBslKYU/s72-c/Foto%C4%9Fraf-0157.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-1336309880733586195</id><published>2008-03-13T17:04:00.001-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:44.703-08:00</updated><title type='text'>..KAHRAMANIMA..</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9lGINuJ9zI/AAAAAAAAADs/xK_XsX6w_8o/s1600-h/bebekler_46.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9lGINuJ9zI/AAAAAAAAADs/xK_XsX6w_8o/s400/bebekler_46.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177246353575245618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Küçükken çizgi filmlerdeki kahramanları hiç sevmezdim … çok itici gelirdiler bana iri yarı kocaman adamlardılar ... hep olağanüstü birer özellikleri olurdu..ya duvara tırmanırlardı yada uçarlardı..küçükken hiç kahramanım olmadı benim..ama hep kahraman olmak istemiştim belkide o yüzden erkeksi bir yapıya sahibimdir..küçükken ne zaman bir kavga olsa hemen devreye ben girerdim..=)sanırdım ki kahraman olmak için hani şu çizgi filmlerdeki gibi olmam gerekir..ama sonra büyüdüm birazcık  ve anladım ki kahraman öyle olunmuyormuş günün birinde biri çıktı karşıma ..Ağabey dedim ona en içtenliğimle en sıcaklığımla..sonra baktım ki duruşuyla bakışıyla aklıyla her şeyiyle mükemmeldi..ekmek kadar temiz su gibi aydındı..bir gece kafamı yastığıma koyduğumda aklıma o geldi..duraksadım birden ve biraz düşündüm..ve artık benimde bir kahramanım vardı..her şeyiyle mükemmel dediğim biri vardı..orjinaldi sıradan değildi..sonra baktım ki oda beni sevdi..öyle temizdi ki yüreği beni sev diye haykırıyordu bunu görmemek imkansızdı..onla sohbet etmek,konuşmak vakit geçirmek çok güzeldi..onunla çay içmek bile güzel halbuki ben çay hiç sevmezken..sonra baktım ki kahramanıma açmışım tamamen kapılarımı sevdirmişim sevmişim..belki de arkamı döndüğümde tek gördüğüm insandı o.. her şey onu hatırlatır oldu sonra… okuduğum kitapta ismi geçer oldu…yürüdüğüm sokak lambası onun gibi aydınlıktı…dinlediğim türkünün bağlama sesi onun kadar saftı temizdi...bir bebek gülümsemesi onun kadar içtendi…bana bu güzel duyguları yaşattığın için binlerce kez teşekkürler kahramanım…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-1336309880733586195?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/1336309880733586195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=1336309880733586195' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1336309880733586195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/1336309880733586195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/kahramanima.html' title='..KAHRAMANIMA..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9lGINuJ9zI/AAAAAAAAADs/xK_XsX6w_8o/s72-c/bebekler_46.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-3485646699206778107</id><published>2008-03-12T19:45:00.000-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:44.916-08:00</updated><title type='text'>Bir Çiçek Dürbününden İnsanlara Bakarken..</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9gd59uJ9xI/AAAAAAAAAC0/-Wo6QZd9RX0/s1600-h/277.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9gd59uJ9xI/AAAAAAAAAC0/-Wo6QZd9RX0/s400/277.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176920653320288018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;bugün yorucu bir okul ortamından sonra meydana çıktım..çok kalabalıktı herzaman ki gibi..bu sıralar iyi bir morale sahip olmamam nedeniyle olsa gerek herzamankinden fazla duygusal bir edayla bir banka oturup biraz etrafı seyrettim..mendil satan şirin minik insanlar vardı..eli yüzü kir içinde olan yaşıtlarının okul bahçesinde oyunlar oynadığı ne yapacağını bilmeyen ne olcakları belli olmayan minikler..yanımda oturan yaşlı bir teyze vardı..siyatikten şikayet ediyordu yanındaki tonton amcaya..karşıda birbirne girmiş insan topluluğu vardı birbirlerine taş atan..bankanın önünde emekli aylığını almaya çalışan yaşlı insanlar vardı..aralarında bir teyze vardı cok tatlıydı bembeyaz saçları vardı=)..ama çok yorgun gözüküyordu..epeyde kişi vardı önünde...önümden ağlayarak yürüyen bir genç kız geçti muhtemelen bir yerlerde bi yarısını bırakmıştı..canı acıyordu...he bide dershaneden çıkmış yorgun öss tayfaları vardı ki onlar epey yorgun dertli gözüküyorlardı gelecek kaygısı olsa gerek..çok yorgundum üzgündümde ama baktım ki herkesin bir sorunu var herkes bir mücadele veriyor..para kazanmaya calışan minikler gibi, emekli kuyruğunda bayılan yaşlılar gibi , öss kagısı taşıyan gençler gibi..insan biraz da içinde bulunduğu imkanların değerini bilmeli diye düşündüm..bugün ve herzaman ki gibi ve her insan gibi o kalabalığın içinde kaybolup gittimm...&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-3485646699206778107?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/3485646699206778107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=3485646699206778107' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3485646699206778107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/3485646699206778107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/bir-iek-drbnnden-insanlara-bakarken.html' title='Bir Çiçek Dürbününden İnsanlara Bakarken..'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9gd59uJ9xI/AAAAAAAAAC0/-Wo6QZd9RX0/s72-c/277.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1696943733533988948.post-7351840582887442122</id><published>2008-03-11T21:57:00.002-07:00</published><updated>2008-12-11T19:51:45.164-08:00</updated><title type='text'>neden burdayım?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9fhHNuJ9wI/AAAAAAAAACs/RiUtwKsdjJg/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9fhHNuJ9wI/AAAAAAAAACs/RiUtwKsdjJg/s400/2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176853810744260354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;neden burdayım bende bilmiyorum..aslında bir matematik hocam var kendisiyle şuan konuşmuyoruz ama kendisi değer verdiğim biridir..onun burda bloğu okuyunca böle bi olaya girmemi tetikledi..herneyse burdayım işte..size kendimle ilgili hiçbişey anlatmayacağım sadece dün hayata dair benle ilgili öğrendiğim bikaç şeyi sölemek istiyorum..ben aslında yalnızmışım bu kadar kalabalıkken..ben her yere düştüğümde bi tek annem kaldırırmış beni yerden..bazen dostlarımın olduğunu sanmışım aslında onlarda yokmuş(bu kanıya çok önceden vardım)..arkama baktığımda kimse yok..güçlü görünmeye çalışsada insan bi yerden sonra yoruluyor,hiçbirşey yapası gelmiyor..insana yaşadıkları karamsar olmayı kimseye güvenmemeyi öğretiyor..tek başına güçlü olmayı başarabilirsen ne mutlu sana..ama bunu da kimsenin beceremiceğini düşünüorum..! büyüdükçe biz, insanlar sahteleşiyor..bu sahte yalanlarla.. kötülerle.. dolu dünyada iyi biri olarak kalmanız dileğiyle...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1696943733533988948-7351840582887442122?l=sudeniz.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sudeniz.blogspot.com/feeds/7351840582887442122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1696943733533988948&amp;postID=7351840582887442122' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7351840582887442122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1696943733533988948/posts/default/7351840582887442122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sudeniz.blogspot.com/2008/03/neden-burdaym_11.html' title='neden burdayım?'/><author><name>zamansız</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16399352883610993172</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='29' height='32' src='http://bp0.blogger.com/_-VYP_iYg3B0/R9diftuJ9sI/AAAAAAAAAAM/u1FUeenyOb8/S220/glil1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYP_iYg3B0/R9fhHNuJ9wI/AAAAAAAAACs/RiUtwKsdjJg/s72-c/2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
